Daisypath Happy Birthday tickers

Daisypath - Personal pictureDaisypath Happy Birthday tickers

29 Şubat 2012 Çarşamba

Kar tanem minik bir kova burcu bebeği...

Güzel kızım, bloguna yazmam biraz zaman alıyor. Birkaç gündür burcunun özelliklerini araştırmak istiyordum.
05.02.2012 saat 15:10 da dünyaya gözlerini açtın ve sen bir KOVA bebeğisin.
Yükselen burcun: YENGEÇ

Kova burçlu çocuklar, oldukça sosyal, meraklı, çevresine karşı ilgilidir. İnsanlara mesafesini koruyarak, ölçülü bir şekilde yanaşır, rahatsız etmez. Çünkü o insan ilişkilerinin, bir tarafın bir tarafa aşırı bağlandığı, hükmettiği veya ezildiği modellerden uzak bir şekilde, arkadaşça olmasını ister.
Kova burçlular, fazla çaba göstermeden kendini sevdirmeyi bilirler. Onların sosyalleşme becerisinde en büyük faktör, eşitlikçi, adil ve soğuk kanlı bir yaklaşımları olmasıdır. Bir kova burçlu batıda cool denilen tarzda, fazla üstüne düşmeden, rahat bir ilişki kurar. Böylece kova burçlu birisi, hemen her karakterde arkadaşına kolay uyum sağlar ve karşısındakini de rahatlatır.Kova burçlular dış dünyaya yöneliktirler ama iç dünyalarının aradığı değerleri de ihmal etmiş değillerdir. İnsan ilişkilerinde eşitlik, kardeşlik, insanlık ve bencillikten uzak durmak gibi güzel değerleri ararlar.
Kişiliğinde çoğu zaman algısallık ve mantıksallık ağır basar.
Kova burçlularda olayların arkasındaki nedenler konusunda doğal bir merak bulunur. Ayrıca bu nedenleri kavrama konusunda da yetenekleri vardır. Entelektüel bir zihin yapısına sahiptirler, olaylar hakkında teorileri vardır.
Ayrıca olaylara farklı bir bakış açısından bakmayı da becerirler. Bir konuda karar vermeden önce olayın her yönünü araştırıp keşfedinceye kadar karar vermeyi ertelerler. Kova burçlular geleneksel bir kalıpta değil, daha esnek ve yeniliklere açık bir zihin yapısına sahiptirler. Katı disiplinden hoşlanmazlar, kendi arayışları sonucunda keşfetmekten hoşlanırlar. Doğal bir merakla motive olurlar. Yeni bakış açılarını ve keşfetmeyi severler. Değişik fikirlere ve öğretim stillerine açıktırlar. Ancak maceracı oldukları da düşünülmemelidir. Mantık sürecine ve sağlamcılığa önem verirler. Fazla hayal öğesi barındıran konulardan kaçınırlar.
Çoğu kova burçlu matematiksel mantıksal ve teknik zekaya sahiptir.
Kova burçlularda teknik zeka, özellikle de en son teknolojilere uygun bir zeka tipi bulunur. Bilgisayara doğal bir ilgileri vardır. Pratikten işlemlerden çok, bir şeyi açıklayan teoriler kurmaya ve teorileri kavramaya uygun bir zekası vardır. Bu onun yüksek öğrenim, yurt dışında eğitim, yeni teknolojilerin anlaşılması ve geliştirilmesine elverişli olmasını açıklar. Bu çocuklardan bilim adamları, matematikçiler, bilgisayar programcıları, çeşitli mühendisler vb. birçok meslek erbabı çıkabilir.
İyi huylu, orijinal, zeki, özgür ruhlu ve serinkanlı
Kova burcu çocukları ilk bakışta zekalarını belli etmeyen, donuk duruşlu çocuklardır. Güneşin bu burçta zayıf konumlandığı kabul edilir. Bu burcun çocuklarında da yaşam enerjisi, canlılık, atılganlık ve kendi yolunu çizme gücü zayıftır. Kimseye aldırmaz bir görüntüleri vardır. Kendilerini keşfetmek için, geniş bir zamana ve özgürlüğe ihtiyaç duyarlar. Yavaş ama emin adımlarla gelişirler. Diğer çocuklara göre farklı yönde ve hızda gelişen Kova çocuğu, burcunun en belirgin özelliği olan, ani ve beklenmedik değişiklikleri tüm hayatı boyunca yaşar. Mesela ilkokul dördüncü sınıfa kadar tembel ve derslere karşı ilgisiz gibi görünürken, bu yılda birden bire notlan yükselebilir. Derslerin ana mantığım birden bire kavradığı görülebilir. Tıpkı bambu ağacının önce yıllarca kök salması, sonra birkaç ayda boy atması gibi, kova burçluların da kendilerine mahsus bir gelişimleri vardır.
Kova burçluların pek azı hariç, çoğunun hali ve tavrı umut verici değildir. Derslerindeki başarıları çevrelerinde yadırganabilir. Çünkü ödev yapmak gibi rutin görevlere itina göstermezler, öğretmenlerinin beğenisine aldırmaz görünürler. Aslında kova burçlular kendileri için, doğal bir merakla öğrenirler. Orijinallikleri baskılanmazsa kendi çaplarında sıra dışı bir özelliklerini ortaya koymaları mümkündür.
Bazı Kova burçlular, hiperaktif, hatta asi ve uyum göstermeleri zor çocuklardır. Hem de onlarla başa çıkmak zordur. Çünkü büyüklerinin gözüne girme, uyum gösterip aferin alma çabasında değildirler. Hatta ona "akıllı ol, uslu ol. Yoksa kimse seni sevmez." Gibi sözler pek tesir etmez. Çünkü "sevmezse sevmesin" gibi bir tepkiye hazırdırlar. Oysa o kadar da aldırmaz değillerdir. Sadece mantığını anlamadıkları kural ve ödevlerle engellenmekten hoşlanmazlar. Kova tekrarlardan, rutinden çok çabuk sıkılır. Yeni ve zekasını aktive edecek konularla ilgilenmek, Kova çocuğunun gelişimi açısından büyük öneme sahiptir. Yenilikler heyecan duymasına, araştırmacı ve deneyimci doğasının tatmin olmasına yardımcıdır. Sürprizleri çok seven küçük Kova, her yenilikte yaşama biraz daha fazla ısınır.
Kova burçlular bireysel çalışmalarda, belli bir görevi kendi usulleriyle gerçekleştirmekte başarılı olurlar. Konsantrasyon güçleri yüksektir. Başarılı olmaya azimlidirler. Yalnız istekleri ve onları motive edecek güdüleri, duyguları zayıftır. Olgun kova burçlular, içe kapanık görünürler. Ne istediklerini ne düşündüklerini söylemezler. Zaten istekleri çoğu zaman somut veya duygusal bir şey değildir. Herkesin değer verdiği şeyleri eleştirebilirler. Mesela başarılı olmak, aferin almak, ödül kazanmak, alkışlanmak vb... Bunları istemek ona çirkin gelir. Aslında bu onların çok daha erken yaşta duygularının olgunlaşmasından kaynaklanır. Onlara çok daha soyut ve insani hedefler gösterebilirsiniz. Mesela, "derslerini çalışmazsan baban sana çok kızar" demek yerine derslerine çok çalışmalısın ki, amaçlarına uygun bir eğitim imkanı kazanabilesin. Böylece, ilerde yeni teknolojiler geliştirerek mesela çevre kirliliğini önleyebilirsin" gibi daha yüksek amaçlarla motive edilebilirler.
Kova burçlu çocukların sosyallikleri bile yavaş gelişir. İncitilmekten hoşlanmaz, kaçarlar. Zor da olsa, onları görev bilincine, sosyal kurallara alıştırmalısınız. Çünkü bunu yapmazsanız ileride iş ve evlilik hayatında ve sosyal ortamlarda sıkıntılar yaşayacaktır

24 Şubat 2012 Cuma

Babanın kucağında tatlı uykular...21.02.2012

Küçük kızımız babasının kucağında uyuduğu zamanlarda pek bir huzurlu ...

Hamak keyfi...22.02.2012

 Bu sıralar balkonda yemeğe başladık yemekleri. Seni yalnız bırakmamak için çözüm ararken aklımıza hamak geldi. Güneş balkonu ısıtırken sende sıcacık güneş ışınları altında tatlı tatlı uyudun Eylül'üm...

Bir banyo sonrası keyif... 22.02.2012

"Bir su kuşumusun?" diye merak ediyordum .Acaba suya girince keyifle gülücükler atacakmısın diye gözlüyorum seni. Şu ana kadarki izlenimlerim pekte suyla aranın iyi olmadığı yönünde ,tabi bu heran değişebilir .Daha miniminnacıksın süt kuzum, kara gözlü meleğim :) Üzerini çıkarırken çılgınca ağlıyorsun ,suyun altında azalsa da ağlaman huzursuzluğun geçmiyor ,kimbilir belki de korkuyorsun kar tanem. En azındab banyo sonrası keyfin yerine geliyor ve uzunca bir süre sakin kalıyorsun sonra rehavet haliyle kucağımda uykuya dalıyorsun...

18 Şubat 2012 Cumartesi

Birkaç uyku fotoğrafı...


Tatlı kızım ,tatlı tatlı uyurken şekilden şekle giriyorsun :)
Şimdiden esnek bir yapın olduğu konusunda ön fikir edindik :) Kıvrıla büküle ,neredeyse yastıklardan yuvarlanacaksın :) Birde en sevdiğin anne ve babanın göğsünde uyuması var tabi, unutmamak gerekir :)) .

Bir banyo macerası...16.02.2012


Doğumundan bu yana sanırım bu 5. banyon. Kış mevsimi seni üşütüp hasta etmeyelim diye yıkamaya cesaret edemiyorum pek. Bugün küvette yıkadım seni ilk defa, daha önce musluk altında çabucak yıkayıp kurulamıştım .Bu kez biraz daha uzun tuttum suyun altında. Bakalım ilerde göreceğiz bir su kuşumusun acaba :))

14 Şubat 2012 Salı

Uykusuz günler mi başlıyor?

 Güzel kızım, doğumundan sonra sadece hastanedeki gecemiz bir hayli yorucu geçmişti. Uykusuz kalmıştık ben ve baban ama eve geldiğimizden bu yana pek bir sıkıntın olmamıştı. Yeni gözlerini açtığın hayatın zorluklarıyla başetmeye çalışırken bir hayli gözyaşı dökmen kaçınılmaz oluyor yavrum. Karnımda iken tek bir su dolu kese içinde ve seni bana bağlayan bir göbek kordonu ile tüm ihtiyaçlarını giderebilirken , yeni hayatında doymak için besin istemen ve eğer annenden yeterli miktarda süt geliyorsa emmeye uğraşman gerekiyor. Altına bağlanan bir beze giderdiğin ihtiyaçlarını eğer sen ağlayıp haber vermezsen temizlemeye yeltenen de olmuyor üstelik. Sözün özü aslında sen haklısın güzel yavrum, yeni hayatında her zaman yanında olmak ve sana destek çıkmak zorundayız. Bu bazen uykusuz geceler ve günler demek olsa bile...Seni çok seviyoruz , iyiki varsın kar tanesi...

12 Şubat 2012 Pazar

Neler oluyor...12.02.2012

Bugün tam 7 günlük oldun prensesim. Çok tatlı ,uslu ,miniminnacık bir kelebeksin...Hastaneden çıktığımızdan itibaren acaba yenidoğan sarılığı olurmusun diye tedirgindim.Sütüm ilk birkaç gün yeterli gelmiyor bu sebeple ek devam sütü verdik sana. Hastaneden çıkarken hafiften başlamıştı sarılık ama ilerlemesine ve fototeraipi için yatmana müsade etmedik kuzum.Dört gün önce bilirubin kontrolüne götürdük foto sınırının epeyce altındaydı seviye. Sonraki gün ise topuk taraması tekrarı için aile hekimine gittik. İki gün öncede  bezini açtığımda kordonun düştüğünü gördüm. Zaman ne çabuk geçiyor...Bu süre içinde birde küçük ablan Asya ile tanıştın. Aslında seni dört gözle bekleyenlerin başında geliyor ablan. Seni o kadar çok seviyorki...

İlk merhaba.....10.02.2012

Güzel yavrum, süt kuzusu meleğim hoşgeldin. Bugün tam 5 günlük oldun. Uzun yollardan ve hasretle beklenen zamanlardan sonra seni kucağımıza aldık nihayet.5gün önce sabah uyandığımda hisettiğim ve ara ara gidip gelen hafif sancılar ilk haberini verdi gelişinin."Sanırım bugün gelecek güzel kuzumuz" dedim babana.:) Saat 9 civarıydı. Öğlene doğru hafiften suyumun da geldiğini farkedince hastaneye gittik.Pek fazla yormadın beni kar tanem. Uzun sürmedi gelişin .Hastaneye vardıktan 2 saat sonra kucağımızdaydın.Saat 15:10 du doğduğunda. Seni ilk doğum odasında gördüğümde içimde uyanan sıcacık bir duyguyla bir anda bağlanıverdim sana. Pamuk gibi beyaz teninle ve "nereye geldim ben" der gibi bağıran tatlı sesinle girdin hayatımıza.Baban da yanımızdaydı doğum odasında. Doğum sonrası o ilgilendi seninle , oksijen verdi ve sıcacık bezlere sarıp kucağıma yatırdı seni. Anne sütünün tadına ilk kez o sırada baktın meleğim. Büyük bir gayretle emmeye çalıştın kuzum benim...